Tahliye Taahhüdü - Tehiri İcra Kararı20.5.2024

T.C.

ADANA BAM 10.HUKUK DAİRESİ

2019/3147 ESAS , 2020/218 KARAR , 03.02.2020 TARİH

ÖZET: HMK.nın ilgili maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.´nın ilgili maddesi gereğince esastan reddine, dava İİK´nun 275 maddesi uyarınca açılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemi olduğundan ve İİK´nun 36. maddesine göre tehiri icra kararı verilebilecek kararlardan olmadığından tehiri icra isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.


(2004 S. K. m. 36, 275) (6100 S. K. m. 355)
 
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, HMK´nın 353.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü;
 
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kiracının mülkiyeti müvekkiline ait olan Hatay İli Antakya İlçesi … adresinde bulunan dükkanda 01/01/2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca oturduğunu, Hatay 1. Noterliğinin 27/09/2018 tarih ve 18187 yevmiye numaralı tahliye taahhüdü ile mecurun 31/01/2019 tarihinde tahliyesinin taahhüt edildiğini, taşınmazın süresinde tahliye edilmemesi üzerine Hatay İcra Müdürlüğünün 2019/10908 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, kiracının itirazlarının gerçek dışı olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulünü, yerinde olmayan itirazın kaldırılmasını, taşınmazın tahliyesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
 
Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın baskı yoluyla birden fazla tahliye taahhüdü aldığını belirterek delillerin toplanmasına karar verilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
 
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: mahkemece yapılan değerlendirmeler sonucunda; "Davalı tarafça her ne kadar takibe itiraz edilmiş ise de, davalının aralarındaki kira sözleşmesine yönelik bir itirazı olmadığı, kiracı olarak taşınmazı kullandığı, tahliye taahhütnamesinde taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu kabul ettiği, icra takibinde dayanılan tahliye taahhütnamesindeki tarihe ve imzasına itiraz etmeyerek imza ve tarihi kabul ettiği anlaşılmıştır. Davalı kiracı tahliye taahhüdünün baskı altında alındığını iddia etmiş ise de, yazılı tahliye taahhüdünün iptali için dava açmadığı, baskı altında verdiğine yönelik itirazlarının dar yetkili mahkememizce incelenmeyeceği, davalının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davalı tarafça imzası ve tarihi ikrar edilen tahliye taahhüdü nedeniyle davalının itirazın kaldırılmasına ve dava konusu taşınmazdan tahliyesine " karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacı tarafın baskısı sonucu 6 adet tahliye taahhüdü verildiğini, takibe konu tahliye taahhüdünün müvekkilinin sürekli baskı altında tutulması, müzayaka hali ile verildiğini, mahkemece bu durumun araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, davacının müzayaka ile aldığı tahliye taahhüdlerinden haberinin olmadığı hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin dar yetkili olduğu gerekçesiyle itirazlarını incelememesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu belirterek öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

 
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kararın istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle usulden reddini, kararın istinaf edilebilir olduğunun kabulü halinde usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararına ilişkin başvurunun esastan reddini, borçlu kiracıya tehir-i icra kararı getirilmesi için mehil vesikası verilmemesini talep etmiştir.
 
Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle yapılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı tarafından istinaf konusu edilmiştir.
 
Davacı, tarafından davalı aleyhine yazılı tahliye taahhütnamesine dayanılarak yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın kaldırılması istenmiştir. Mahkemece, davalı kiracı tarafından verilen tahliye taahhütnamesinin kiralananda oturulmakta iken verildiği, kiracının imzasının noterlikçe onaylanmış olduğu, geçerli bir tahliye taahhüdünün bulunduğu ve kiralayan tarafından süresinde icra takibine başlandığı, geçerli bir tahliye taahhüdü bulunduğu için davalı borçlunun diğer itirazlarının bu aşamada dinlenemeyeceği, kiracının tahliye edeceğini beyan ettiği tarihte taşınmazı tahliye ve teslim etmesi gerektiği, borçlunun itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
 
Davacı 27/09/2018 tanzim tarihli noterlikçe düzenleme şeklindeki tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. İ.İ.K´nın 275. maddesinde; "tahliye talebi noterlikçe re´sen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
 
Alacaklı, noterlikçe tanzim edilmiş 23/08/2010 tarihli tahliye taahhüdüne dayanmıştır. Tahliye taahhütnamesinde davalı, kiracı olduğunu kabul etmiştir. Davalının kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir belge gösteremediği anlaşılmıştır. Bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
 
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.´nın 353/1-b.1maddesi gereğince esastan reddine, dava İİK´nun 275 maddesi uyarınca açılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemi olduğundan ve İİK´nun 36. maddesine göre tehiri icra kararı verilebilecek kararlardan olmadığından tehiri icra isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
 
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Hatay İcra Hukuk Mahkemesi´nin 2019/203Esas 2019/803 Karar sayılı kararına yönelik davalı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Yasal şartları oluşmayan tehir-i icra talebinin REDDİNE,

 
Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 10,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
 
İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde BIRAKILMASINA,
 
HMK 333. madde gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana İADESİNE,
 
Kararın yerel mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere 03/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤) 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • Kiracının Taşınmazı Bir Yargı Kararı Veya İcra Marifetiyle Tahliye Etmediği Halle
    İhtiyaç sebebiyle tahliyede mülk sahibinin evi 3 sene boyunca başkasına kiralaması halinde kiracının tazminat hakkının doğabilmesi için taşınmazın bir yargı kararı ve icra marifetiyle tahliye etmiş olması gerekir.
  • Önalım Bedelinin Belirlenmesi
    Tapuda düşük gösterilen satış bedeli, önalım davası açılmadan önce vergi dairesine gidilip düzeltilir ise önalım bedeli, düzeltilen bu bedel olacaktır.
  • Avukatın Saf Dışı Bırakılması Halinde İlam Vekalet Ücreti
    Avukatın saf dışı bırakılması suretiyle tarafların sulh olmaları halinde araştırma yapılarak sulh olunan miktar üzerinden aksi takdirde dava veya icra takibindeki değer üzerinden avukatın ücreti belirlenmelidir. Bu noktada müvekkil ile hasım dava sonunda takdir edilecek olan karşı taraf vekalet ücretinden müteselsilen sorumludurlar.
Whatsapp